Avignonlu Kızlar: Kübizmin Doğum Sancısı
Beş çıplak kadın, tuvalden adeta bir suçlama gibi bakar. Picasso'nun Paris'teki dar atölyesinde açığa çıkardığı bu resim, yüzyıllık bir resim geleneğini tek bir vuruşla parçalayacaktı.
1907 yılında Pablo Picasso, Paris'e İspanya'dan yıllar önce gelmiş, Barcelona, Madrid ve Fransız başkenti arasında mekik dokuyan huzursuz ve tutkulu bir ressamdı. O yıllara kadar yoksulları ve körleri hüzünlü bir paletle resmettiği Mavi Dönem'i, ardından akrobatları ve sirk sanatçılarını daha sıcak tonlarla anlattığı Pembe Dönem'i geride bırakmıştı. Bu dönemler ona hayranlar kazandırmıştı; Amerikalı koleksiyoncular Gertrude ve Leo Stein, salonlarını onun eserleriyle donatmış, onu sonradan hem rakibi hem dostu olacak Henri Matisse ile tanıştırmıştı.
O yıl başladığı tablonun adı, Barcelona'daki genelevlerle çevrili Carrer d'Avinyó sokağından geliyordu. Picasso, nihai kompozisyona ulaşmadan önce 809 taslak çizim yaptı; İki Çıplak Kadın tablosu da bu sürecin bir ön çalışması sayılır. Resmin ilk hâlinde, biri öğrenci diğeri denizci olmak üzere iki erkek figür de bulunuyordu, ama bunlar son tabloda yer almadı.
İzleyicileri asıl sarsan, genelev teması değil, biçimlerin parçalanmasıydı. Soldaki figürün yüzü ve giyimi Mısır ya da Güney Asya etkisi taşıyor; yanındaki iki figür Picasso'nun İspanya'sından tanıdığı İberik heykel sanatına yaklaşıyor; sağdaki ikisi ise Afrika maskelerinden esinlenen, parçalanmış ve yeniden birleştirilmiş yüzlere sahip. Picasso, kulakları bir maskeden esinlenerek çizdiğini yıllar sonra kendisi söylemişti. Resimde yüzlerdeki simetri tamamen reddedilmişti.
Bu tabloyla Picasso, Matisse'in avangard liderliğini ele almak istiyordu. Rönesans perspektifini bir kenara bırakıp kabile sanatından beslenerek, Velázquez'in Las Meninas'ındaki yüzleşmeci bakışı andıran, sıkışık bir kompozisyon kurdu. Eleştirmen John Richardson, bu tek tablonun Picasso'yu Giotto'dan sonra Batı resminin en belirleyici ismi yaptığını, kendisi ve Georges Braque'in birlikte geliştirecekleri Kübizm'in yolunu açtığını söyler.
Kendi çevresinden gelen tepki hayranlık değil, rahatsızlıktı. Matisse eseri kötü bir şaka gibi karşılamış, yine de 1908'de yaptığı Kaplumbağalı Yıkananlar tablosuyla dolaylı bir yanıt vermişti. Braque de ilk görüşte tabloyu sevmemiş, fakat onu uzun uzun incelemiş, bu inceleme sonunda Picasso ile kurduğu ortaklık Kübizm'i doğurmuştu. Sonraki eleştirmenler, tablonun çizgilerinde Cézanne'ın Yıkananlar'ını, Gauguin'in Oviri heykelini ve El Greco'nun Beşinci Mührün Açılışı'nı sezmişlerdi.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.