Nellie Bly: 72 Günde Dünya Turu
Bir kadın, akıl hastası numarası yaparak bir dehşeti gün yüzüne çıkardı; sonra kurgusal bir İngiliz beyefendisiyle yarışıp gerçek dünyayı 72 günde tur attı.
Elizabeth Jane Cochran, 5 Mayıs 1864'te Pensilvanya'daki Cochran's Mills kasabasında, değirmen sahibi ve postane müdürü Michael Cochran'ın iki evliliğinden toplam on beş çocuğundan biri, on üçüncü kızı olarak dünyaya geldi. 1870'te babasını kaybettiğinde henüz altı yaşındaydı ve aile maddi sıkıntıya düştü. 1879'da Indiana'daki öğretmen okuluna kaydoldu, ama parasızlık yüzünden bir dönem sonra okulu bırakmak zorunda kaldı; 1880'de ailesi Pittsburgh yakınlarındaki Allegheny City'ye taşındı.
Gazetecilik yolculuğu bir öfkeyle başladı. 1885'te Pittsburgh Dispatch gazetesinde yayımlanan 'Kızlar Neye Yarar' başlıklı bir yazı, kadınların asıl görevinin çocuk doğurup ev işi yapmak olduğunu ileri sürüyordu. Cochran buna 'Yalnız Öksüz Kız' imzasıyla anonim bir mektupla karşılık verdi. Editör George Madden, yazarın tutkusundan etkilenip onu bulduğunda kendisine yazarlık teklif etti. İlk yazısı olan 'Kız Bilmecesi'nde kadınların hepsinin evlenmeyeceğini, onlara daha iyi iş imkânları gerektiğini savundu. İkinci yazısı boşanma yasalarını eleştiriyordu ve bu kez Stephen Foster'ın bir şarkısından esinlenerek seçilen, editörün yanlış yazmasıyla bugünkü haliyle kalan Nellie Bly imzasını taşıyordu.
Bly, çalışan kadınların koşullarını araştırmak için bir bakır kablo fabrikasında işe girecek kadar cesur bir muhabirdi. Fabrika sahiplerinin şikâyetleri üzerine moda ve bahçıvanlık gibi konulara mahkûm edildi. Henüz 21 yaşında, 'hiçbir kızın yapmadığı bir şey yapmaya' karar verdi ve neredeyse altı ay boyunca Meksika'da muhabirlik yaptı; yazılarını sonradan kitap haline getirdi. Orada, diktatör Porfirio Díaz'ın hükûmetini eleştiren bir gazetecinin tutuklanmasına karşı çıktı, tutuklanma tehdidiyle karşılaşınca ülkeyi terk edip Díaz'ı bir zorba olarak kamuoyuna ilan etti.
1887'de tiyatro ve sosyete haberlerine hapsolmaktan bıkan Bly, New York'a taşındı. Dört ay süren reddedilmelerin ardından Joseph Pulitzer'in New York World gazetesine girmeyi başardı ve cüretkâr bir görevi kabul etti: Blackwell Adası'ndaki Kadınlar Akıl Hastanesi'ne akıl hastası numarasıyla girip içerideki koşulları haberleştirmek.
Hastaneye kabul edilmek bile başlı başına bir performans gerektirdi. Bir pansiyona yerleşen Bly, gece boyunca uyumayıp şaşkın bakışlar sergiledi, diğer pansiyonerleri deli olmakla suçladı ve sonunda polis çağrıldı. Bir memur, bir yargıç ve bir doktor tarafından muayene edilip önce Bellevue Hastanesi'ne, ardından gemiyle Blackwell Adası'na gönderildi.
Keşifler kategorisinden
Humboldt: Doğayı Ölçen Kaşif
Bir zamanlar hasta ve sıradan bir çocuk sayılan bu Prusyalı asilzade, bir yanardağa tırmanıp dünya rekoru kıracak ve doğayı anlama biçimimizi baştan yazacaktı.
Cartier: Kanada'ya Adını Veren Yolculuk
Bir Bretonlu denizci, anlamını tam kavramadığı bir toprağa haç dikip krallık adına sahiplendi — sonra bir kışı, nehrin buzları içinde donmuş halde, bir yabancının verdiği çareye umut bağlayarak geçirdi.
Kartacalı Hanno: Afrika Kıyılarında Antik Bir Sefer
Altmış gemi, binlerce yolcu ve haritası olmayan bir kıyı: Kartacalı Hanno'nun seferi, tüylü ve düşman 'goril'lerin derileriyle Kartaca'ya döndü.
HMS Challenger: Okyanus Biliminin İlk Büyük Seferi
Topları sökülüp yerine mikroskoplar yerleştirilen bir savaş gemisi, o güne dek kimsenin ciddiye almadığı bir soruya yanıt aramak için Portsmouth'tan yola çıktı: okyanusun dibinde ne var?
Scott'un Trajedisi: Kutupta Yazılan Son Mektuplar
Beş adam dünyanın en ucuna ulaştı ve orada onları bekleyen bir Norveç bayrağı buldu. Ardından gelen zafer değil, buzda yavaşça çözülen ve bir asır boyunca unutulmayacak bir sondu.
Marco Polo: Kubilay Han'ın Sarayında
On beş yaşındaki bir çocuk, tanımadığı babasıyla ilk kez karşılaşır — kısa süre sonra kendini dünyanın en zengin sarayına giden yolda bulur. Yirmi dört yıl sonra döndüğünde, Venedik ona 'Bay Milyonlar' diyecektir.