Ophelia: Suda Yüzen Trajedi
Shakespeare'in yalnızca bir haberci ağzından anlattığı bir ölüm sahnesini, genç bir ressam öyle bir titizlikle tuvale taşıdı ki, bu resim koca bir sanat akımının simgesi haline geldi.
1851 yılında, henüz yirmili yaşlarının başındaki İngiliz ressam John Everett Millais, Hamlet'te yalnızca dolaylı biçimde anlatılan bir sahneyi resmetmeye karar verdi: Ophelia'nın çiçekler arasında akıntıya kapılıp şarkı söyleyerek boğulmasını. Bu geçici, ikinci elden aktarılmış an, tuvalde neredeyse dayanılmaz bir fiziksel gerçekliğe kavuştu.
Millais'in bu cesareti tesadüf değildi. 1829'da Southampton'da, Jersey kökenli önde gelen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ressam, öylesine erken bir yetenek gösterdi ki 11 yaşında Kraliyet Akademisi okullarına kabul edilen en genç öğrenci oldu. Burada William Holman Hunt ve Dante Gabriel Rossetti ile tanıştı; 1847 Eylül'ünde ailesinin Gower Street'teki evinde üçü birlikte Ön-Raffaeloculuk Kardeşliği'ni kurdular. Bu hareket, akademik resmin gevşek, idealize edilmiş kurallarını reddedip yoğun bir doğalcılığı ve tarihsel ciddiyeti savunuyordu.
1851-1852 yılları arasında çizilen Ophelia, bu misyonu en tam biçimde somutlaştıran eser oldu. Millais, boğulmakta olan figürün çevresini yoğun, titizlikle gözlemlenmiş bitki örtüsüyle doldurdu; adeta resim içinde bir eko-sistem yarattı. Her yaprak, her çiçek, insan figürüne gösterilen özenle işlendi — Ön-Raffaelocu doğaya idealize kısayollar yerine dikkatli bir bakış borçlu olunduğu inancının en somut kanıtı.
Bu, Millais'in ilk tartışma yarattığı eser değildi. Daha önce çizdiği İsa Ailesinin Evinde (1849-50), Kutsal Aile'yi dağınık bir marangozhanede, işçi sınıfına ait bir sahne içinde göstererek büyük tepki toplamıştı. Ophelia ile hemen hemen aynı dönemde tamamladığı Bir Fransız Protestanı (1851-52) ise daha yumuşak bir kabul gördü; dini çekişmeler yüzünden ayrılmak zorunda kalan genç bir çifti konu alıyordu — Millais'in daha sonra tekrar tekrar işleyeceği bir tema.
Eleştirmen John Ruskin bu üslubu açıkça savundu ve Ön-Raffaelocuları sert eleştirilere karşı korudu. Ruskin'le kurduğu bu dostluk sayesinde Millais, eleştirmenin eşi Effie Gray ile tanıştı. Effie, ressamın The Order of Release adlı tablosuna modellik yaptı; birlikte çalışırken ikisi birbirine aşık oldu — Effie yıllardır Ruskin'le evli olmasına rağmen. Evliliği iptal edildi ve 1855'te Effie, Millais ile evlendi; çiftin sekiz çocuğu oldu.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.