Chronicle of Georgia: Tamamlanmayan Anıt, Yazılmakta Olan Tarih
Tiflis'in kuzeyindeki bir tepede, kısmen kral kısmen aziz, on altı bronz dev; ne olduğu tam belli olmayan bir 'deniz'e bakıyor.
Tiflis'ten kuzeye, Nadzaladevi bölgesinden geçip Bilinmeyen Kahramanlar Caddesi'nden yukarı çıkarken şehir yavaş yavaş geride kalır. Karşınıza Keeni Tepesi çıkar; rüzgârlı, kuru otlarla kaplı bir yükselti, aşağıda ise Tiflis Denizi denen ama aslında bir baraj gölü olan su kütlesi uzanır. Uzun ve yorucu bir merdivenin sonunda, 30-35 metre yüksekliğinde on altı sütun gökyüzüne doğru yükselir, vadiye bakan nöbetçiler gibi dizilmiştir.
Burası, bazen Gürcistan Tarih Anıtı olarak da anılan Chronicle of Georgia'dır. Heykeltıraş Zurab Tsereteli tarafından 1985'te başlanmış, ama -kasıtlı mı değil mi bilinmez- bugün hâlâ tamamlanmamıştır. Bu eksiklik, anıtın kimliğinin bir parçası hâline gelmiştir; tıpkı anlattığı tarihin kendisi gibi hâlâ yazılmakta olan bir eser.
Her sütun ikiye bölünmüştür. Üst yarıda Gürcistan tarihinin kralları, kraliçeleri ve kahramanları bronzla dökülmüş, hükmetme ve direniş duruşlarıyla donmuş hâlde durur. Alt yarı ise kutsal metne döner; İsa'nın hayatından sahneler taşır. Ortaya çift katmanlı bir bellek çıkar: laik tarih ile kutsal anlatı, sanki Gürcü hayal gücünde birbirinden ayrılamazmış gibi, doğrudan iç içe geçirilmiştir.
Bronz işçiliğin arasında bambaşka bir sembol yükselir: Aziz Nino'nun simgesi olan asma çubuğundan yapılmış haç. Nino, Hristiyanlığı Gürcistan'a getirdiğine inanılan kadındır ve sütunların yanındaki küçük şapel onun anısına yapılmıştır. Onun haçı, Kafkasya'ya özgü en tanınmış Hristiyan simgelerinden biri hâline gelmiştir.
Bu dini ağırlık tesadüf değildir. Gürcistan, Kral III. Mirian döneminde MS 337'de Hristiyanlığı devlet dini olarak kabul etmiş, böylece dünyada bunu yapan ilk uluslardan biri olmuştur. Bu din değişikliği sadece inançları değil, yazıyı da değiştirmiştir. Eski Gürcü alfabesi zamanla yerini, Yunan yazı geleneği ile Süryani alfabesinin etkisiyle şekillenen yeni bir alfabeye bırakmıştır.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.