Bering: Asya ile Amerika'nın Arasındaki Boğaz
İki kıtanın birbirine en çok yaklaştığı yer, yürüyerek geçilebilecek kadar dar — ve bir zamanlar gerçekten de yürüyerek geçilmişti.
En dar noktasında yalnızca 82 kilometre, Rusya'daki Dezhnev Burnu ile Alaska'daki Prens of Wales Burnu'nu birbirinden ayırır. Bering Boğazı, Asya ile Amerika'nın birbirine en çok yaklaştığı noktadır; kuzeyde Arktik Okyanusu'na bağlı Chukchi Denizi ile güneydeki Bering Denizi'ni birleştirir. Genel olarak 30-50 metre derinliğinde olan boğazın en derin noktası 90 metreye ulaşır.
Bilim insanlarına göre boğaz, 4,8 ila 7,4 milyon yıl önce açılmıştır. Buzul çağlarında deniz seviyesinin düşmesiyle burada Beringia adı verilen bir kara köprüsü ortaya çıktığına inanılır. Bazı araştırmacılar suların büyük kısmının buza dönüşerek deniz seviyesini düşürdüğünü, bazıları ise boğazın tamamen donarak geçişe imkân verdiğini öne sürer. Bu kara köprüsü, ilk insanların Asya'dan Amerika'ya geçişini açıklayan en yaygın kabul gören bilimsel teoridir.
Boğazın varlığı Avrupalı coğrafyacılar tarafından 1562 gibi erken bir tarihte, Anián Boğazı adıyla tahmin edilmişti. 1648'de Rus kâşif Semyon Dezhnev'in buradan geçtiği kabul edilir, ancak raporu Avrupa'ya ulaşmamıştır. Boğaza adını veren kişi, 1728'de buradan geçen Danimarka doğumlu Rus denizci Vitus Bering'dir. Dört yıl sonra Mihail Gvozdev, Asya'dan Amerika'ya geçen ilk Avrupalı oldu; 1778'de ise James Cook üçüncü seferi sırasında buraya uğradı. 1847'ye gelindiğinde Amerikan gemileri bu sularda balina avlıyordu.
Boğaz, sıra dışı yolculara da tanıklık etmiştir. Mart 1913'te Kaptan Max Gottschalk, Diomede adaları üzerinden köpek kızağıyla Rusya'dan Kuzey Amerika'ya tekne kullanmadan geçen ilk modern kişi oldu. 1987'de yüzücü Lynne Cox, Diomede adaları arasındaki 4,3 kilometrelik mesafeyi 3,3 derecelik suda yüzerek geçti; bu başarı, Soğuk Savaş'ın son yıllarında hem Ronald Reagan hem de Mihail Gorbaçov tarafından kutlandı.
Keşifler kategorisinden
Humboldt: Doğayı Ölçen Kaşif
Bir zamanlar hasta ve sıradan bir çocuk sayılan bu Prusyalı asilzade, bir yanardağa tırmanıp dünya rekoru kıracak ve doğayı anlama biçimimizi baştan yazacaktı.
Cartier: Kanada'ya Adını Veren Yolculuk
Bir Bretonlu denizci, anlamını tam kavramadığı bir toprağa haç dikip krallık adına sahiplendi — sonra bir kışı, nehrin buzları içinde donmuş halde, bir yabancının verdiği çareye umut bağlayarak geçirdi.
Kartacalı Hanno: Afrika Kıyılarında Antik Bir Sefer
Altmış gemi, binlerce yolcu ve haritası olmayan bir kıyı: Kartacalı Hanno'nun seferi, tüylü ve düşman 'goril'lerin derileriyle Kartaca'ya döndü.
HMS Challenger: Okyanus Biliminin İlk Büyük Seferi
Topları sökülüp yerine mikroskoplar yerleştirilen bir savaş gemisi, o güne dek kimsenin ciddiye almadığı bir soruya yanıt aramak için Portsmouth'tan yola çıktı: okyanusun dibinde ne var?
Scott'un Trajedisi: Kutupta Yazılan Son Mektuplar
Beş adam dünyanın en ucuna ulaştı ve orada onları bekleyen bir Norveç bayrağı buldu. Ardından gelen zafer değil, buzda yavaşça çözülen ve bir asır boyunca unutulmayacak bir sondu.
Marco Polo: Kubilay Han'ın Sarayında
On beş yaşındaki bir çocuk, tanımadığı babasıyla ilk kez karşılaşır — kısa süre sonra kendini dünyanın en zengin sarayına giden yolda bulur. Yirmi dört yıl sonra döndüğünde, Venedik ona 'Bay Milyonlar' diyecektir.