Shot Marilyns: Tabancayla Vurulan Warhol Başyapıtı
Andy Warhol, kadının tabloları fotoğraflamak istediğini sanmıştı. Yanılıyordu—ve bu yanılgı sanat tarihinde altmış yıl boyunca yankılanacaktı.
1964 sonbaharında, Andy Warhol'un gümüş duvarlı stüdyosu Factory, her zamanki gibi sanatçılar ve tuhaf ziyaretçilerle doluydu. O gün gelenler arasında, Factory fotoğrafçısı Billy Name'in eski komşusu olan performans sanatçısı Dorothy Podber da vardı; yanında iki arkadaşı ve bir Danua köpeği bulunuyordu. Bir duvara yaslanmış halde, Warhol'un en yeni serigrafi portrelerinden oluşan bir yığın duruyordu: Marilyn Monroe'nun kırmızı, turuncu, açık mavi, adaçayı mavisi ve turkuaz olmak üzere beş farklı renk şemasıyla resmedilmiş büyük tuvalleri.
Bu tablolar, Warhol'un Marilyn Monroe'ya olan uzun süreli takıntısının son halkasıydı; bu takıntı, oyuncunun Ağustos 1962'deki ölümünden sonra başlamıştı. Warhol onu daha önce, Gene Kornman tarafından fotoğraflanan ve 1953 yapımı Niagara filminden alınan aynı tanıtım fotoğrafından yola çıkarak Gold Marilyn Monroe, Marilyn Diptych ve Flavor Marilyns adlı eserlerde ölümsüzleştirmişti. 1964 serisi ise teknik bir sıçramayı işaret ediyordu: daha büyük tuvaller, daha canlı renkler ve daha ustalıklı bir serigrafi tekniği.
Podber, Marilyn yığınını fark edince Warhol'a onları 'shoot' edip edemeyeceğini sordu. Warhol, kelimeyi 'fotoğraflamak' anlamında algılayıp hiç düşünmeden kabul etti. Ardından yaşananlar herkesi dondurdu. Podber eldivenlerini çıkardı, çantasından küçük bir tabanca çıkardı ve yığının içinden tek bir el ateş etti; Billy Name'in anlatımına göre kurşun Monroe'nun görüntüsünü 'gözlerinin tam ortasından' vurmuştu.
Warhol olayın etkisiyle sarsıldı. Podber, Factory'ye bir daha adım atamayacak şekilde yasaklandı. Beş tablodan dördü kurşunun izini taşıyordu; turkuaz tablo ise zarar görmemişti, çünkü olay anında zaten o yığının içinde değildi. Hasarlı eserler daha sonra onarıldı, ancak kurşun izinin hafif kalıntıları bugün bile, Warhol'un dikkatli onarım çalışmalarına rağmen görülebiliyor.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.