İnci Küpeli Kız: Kuzeyin Mona Lisa'sı
Omzunun üstünden bakan bir kız, aralık dudaklar, kulağında imkânsız büyüklükte bir inci — ve yüzyıllarca kimse onun kim olduğunu, nereye gittiğini bilmedi.
Siyah bir arka planın önünde, başını hafifçe yana çevirmiş, gri-mavi gözleriyle izleyiciye bakan bir genç kız. Dudakları hafifçe aralık, kulağında iri bir inci küpe sallanıyor. Johannes Vermeer bu tabloyu 1665 yılı civarında yağlı boyayla tuvale resmetti; sadece 44,5 cm yüksekliğinde, 39 cm genişliğinde küçük bir yüzey — ama içinde hâlâ çözülememiş bir gizem barındırıyor.
Teknik olarak bu bir portre değil; 17. yüzyıl Hollandasında 'tronie' denen, belirli bir kişiyi değil bir baş ifadesini ve kostümü çalışan bir eser türü. Kızın başında Türk sarığına benzeyen, uzun sarı püsküllü mavi bir eşarp var, üzerindeki kıyafet de dönemin Avrupalı kadınlarının günlük giyiminden oldukça farklı. Vermeer tabloyu sadece 'IVMeer' olarak imzalamış, tarih atmamış ve kızın kim olduğunu da belirtmemiş.
Kızın kimliği hâlâ bilinmiyor. Bazıları onun Vermeer'in kızı Maria olduğunu öne sürmüş, bazıları evdeki bir hizmetçi, profesyonel bir model ya da tamamen hayal ürünü bir yüz olduğunu iddia etmiş. Sanat tarihçisi Andrew Graham-Dixon ise kızın, Vermeer'in başlıca alıcısı Pieter van Ruijven'in küçük kızı Magdalena olabileceğini, belki de bir vaftizi anmak için resmedildiğini öne sürmüş. Hiçbir belge bu tartışmayı kesin olarak çözmüyor.
Eşarbın mavisi, dönemin son derece pahalı bir malzemesi olan lapis lazuli taşından elde edilen lacivert boyayla yapılmış ve Vermeer bunu eşarpta bolca kullanmış. Bugün alacalı ve karanlık görünen arka plan, aslında orijinalinde emaye benzeri koyu bir yeşilmiş; bu etki, siyah zemin üzerine indigo ve weld gibi organik pigmentlerden oluşan ince bir cila tabakasıyla sağlanmış, ama zamanla bu pigmentler solmuş. Ünlü inci küpe de göründüğü gibi değil: hiçbir kontürü ve kulağa takılı olduğunu gösteren bir kancası yok. 2014'te astrofizikçi Vincent Icke, küpenin aynasal yansıması, armut şekli ve büyüklüğü nedeniyle incidense cilalı kalaya benzediğini öne sürmüş.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.