İskenderiye Kütüphanesi: Kaybolan Bilgi Hazinesi

On binlerce, belki de yüz binlerce papirüs, dokuz tanrıçaya adanmış bir müze ve hâlâ tam olarak çözülememiş bir sır: bu bilgi hazinesi nasıl yok oldu?

Kayıp ve çalınan eserler · 3 dakika ·

İskenderiye Kütüphanesi: Kaybolan Bilgi Hazinesi
Daniel Mayer, CC BY-SA 4.0, via Wikimedia Commons

MÖ 3. yüzyılda İskenderiye limanına giren hiçbir gemi, elindeki kitapları teslim etmeden şehre demir atamazdı. Kütüphane görevlileri gemilerde bulunan her eseri alır, bir kopyasını çıkarır ve aslını kütüphanede tutardı. Bu kararlı ve agresif toplama politikası sayesinde kütüphane kısa sürede antik dünyanın en büyük derlemesine dönüştü; tahminler kütüphanenin en parlak döneminde 40.000 ile 400.000 arasında, bazı kaynaklara göre ise 700.000'e kadar el yazmasına uzanıyor.

Bu fikrin temelleri, İskenderiye'ye sürgün edilen Atinalı devlet adamı Faleronlu Demetrios'un I. Ptolemaios Soter'e evrensel bir kütüphane önerisiyle atılmış olabilir. Planları I. Ptolemaios yapmış olsa da kütüphane muhtemelen oğlu II. Ptolemaios döneminde inşa edildi. Kütüphane, Müzler'e adanmış daha büyük bir araştırma kurumu olan Müze'nin (Mouseion) parçasıydı; burada hayvan ve bitki örnekleri, bir botanik bahçesi, bir rasathane ve otopsi için bir anatomi salonu bile bulunuyordu.

İskenderiye şehri MÖ 332'de Büyük İskender tarafından kurulmuş, onun ölümünün ardından komutanı Lagus'un oğlu I. Ptolemaios Soter'in eline geçmişti. Savaştan uzak duran Ptolemaios, bilim ve edebiyata düşkünlüğüyle, Mısır'ın gelenek ve dinini benimseyerek halkın sevgisini kazandı; Firavun unvanını aldı. Yeniden inşa ettiği İskenderiye, çağının en ünlü başkenti haline geldi ve kütüphane bu başarının en önemli simgesiydi.

Kütüphanenin müdürü, Mısır'a giren her kitabı alma yetkisine sahipti; eserin bir kopyası çıkarılır, aslı kütüphanede kalırdı. Yurt dışına gönderilen memurlar da başka ülkelerde buldukları kitapları satın alıp getirirlerdi. Burada Öklides, Arkhimedes, Herofilos, Eratosthenes ve Batlamyus gibi isimler çalıştı; Zenodotos Homeros metinlerini standartlaştırmaya çalıştı, Kallimakhos dünyanın ilk kütüphane kataloğu sayılan Pinakes'i yazdı, Apollonios Argonautika destanını kaleme aldı, Eratosthenes Dünya'nın çevresini şaşırtıcı bir doğrulukla hesapladı. III. Ptolemaios döneminde, Serapis tapınağı Serapeum'da bir yavru kütüphane de kuruldu.

Çöküş, tek bir yangınla değil, uzun bir süreçle geldi. MÖ 145'te VIII. Ptolemaios Physkon'un aydınları şehirden sürmesi üzerine baş kütüphaneci Samothrakeli Aristarkhos istifa edip Kıbrıs'a sürgüne gitti; Dionysios Thrax ve Atinalı Apollodoros gibi başka bilginler de başka şehirlere kaçtı. MÖ 48'de Julius Caesar'ın İskenderiye kuşatması sırasında kütüphanenin bir bölümü kazara yanmış olabilir, ancak kütüphane bu yangından sonra da varlığını sürdürdü; coğrafyacı Strabon MÖ 20 yılı civarında Müze'yi ziyaret etmişti.