La Vie: Picasso'nun Gizemli Kucaklaşma Tablosu
Yüzyıldan fazla süredir üzerinde tartışılan gizemli bir jest, ölen bir arkadaşın yüzü ve tuvalin altında saklı bir başka resim — La Vie, göründüğünden çok daha katmanlı bir hikâye taşıyor.
1903 yılının Mayıs ayında Barselona'daki bir atölyede Pablo Picasso, daha önce de kullandığı bir tuvalin karşısında duruyordu. 1899'da tamamladığı ve 1900'de Paris Uluslararası Sergisi'nde sunduğu Son Anlar (The derniers Moments) adlı çalışmasını bu tuvalin üzerine boyayarak yeni bir eser yaratacaktı: La Vie.
Ortaya çıkan, 196,5 x 129,2 santimetre boyutlarında, mavinin hâkim olduğu, iç karartıcı bir kompozisyondu. Bir tarafta çıplak bir çift, karşılarında ise kucağında çocuğu olan bir anne yer alır. Arka planda, bir atölyeyi andıran mekânda, tuvalin içinde iki küçük resim daha görülür: biri sarılan çıplak bir çifti, diğeri Vincent van Gogh'un Hüzün adlı eserine benzeyen, tek başına çömelmiş bir figürü gösterir. Röntgen incelemeleri, bu resmin altında bir başka görüntünün daha bulunduğunu ortaya koymuştur: uzanmış çıplak bir kadına saldıran bir kuş-adam figürü, hâlâ zayıf izler halinde görülebilmektedir.
Son kompozisyondaki erkek figür, röntgenlerin de gösterdiği gibi, aslında bir öz-portre olarak başlamıştı. Picasso kendi yüzünü, kısa süre önce intihar eden ressam arkadaşı Carlos Casagemas'ın yüzüyle değiştirmişti. Bilim insanlarına göre bu değişim, tablonun gizemini çözmenin anahtarıdır: La Vie sadece hayatın bir alegorisi değil, bir atölye içinde sahnelenmiş; sanat, ölüm ve kimlik sorularının iç içe geçtiği bir düşünme anıdır.
Tuvalin merkezinde, yüzyıldan fazla süredir izleyicileri şaşırtan gizemli bir jest bulunur. 2003 yılında Gereon Becht-Jördens ve Peter M. Wehmeier, Picasso'nun bu jesti Prado Müzesi'ndeki başyapıt Noli me tangere'den —Correggio'nun İsa'nın dirilişinden sonra Meryem Magdalena'ya göründüğü sahneden— esinlenerek yaptığını öne sürmüştür. Yorumları iki düzeyde işler: biri biyografik olup, oğlunun ilk yeteneğini teşvik eden bir anneden ayrılmanın verdiği acıya dayanır; diğeri ise öz-referanslı olup, genç sanatçıyı yeni bir sanatsal misyonu gerçekleştirmek için ilk hayranlık besleyen kitlesinden uzaklaşması gereken modern bir mesih figürü olarak konumlandırır.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.