Dr. Gachet Portresi: Van Gogh'un Son Başyapıtı
Ölümüne haftalar kala bir ressam, tanımadığı bir adamın hüznünü tuvale döktü — sonra o tuval, tarihin en pahalı ve en gizemli kayıp resimlerinden biri oldu.
Haziran 1890'da, Fransa'nın küçük kasabası Auvers-sur-Oise'de Vincent van Gogh, başlangıçta işe yaramaz bulduğu bir adamla karşı karşıya oturuyordu. Homeopat doktor ve amatör ressam Dr. Paul Gachet, ressamlara olan ilgisiyle tanınıyordu; onu Theo van Gogh'a tavsiye eden ise eski bir hastası olan Camille Pissarro'ydu. Vincent, bir önceki yıl geçirdiği ve kulağının bir kısmını kestiği krizin ardından Saint-Rémy-de-Provence'taki tımarhanede bir yıl geçirmiş, yeni tahliye edilmişti.
Başlangıçta Vincent kuşkuluydu. Theo'ya yazdığı mektupta Gachet'nin 'benden daha hasta' göründüğünü, durumlarının bir körün diğerini çukura sürüklemesine benzediğini söyledi. Ama sadece iki gün sonra kız kardeşi Wilhelmina'ya yazdığında tonu tamamen değişmişti: Gachet'yi 'gerçek bir dost' olarak tanımladı, bedence ve ruhça birbirlerine o kadar benzediklerini, adeta kardeş gibi hissettiklerini yazdı.
Gachet'nin yanında geçirdiği süre, Van Gogh'un hayatının en üretken dönemlerinden biri oldu; birkaç hafta içinde yetmişten fazla tablo tamamladı. Bunlar arasında doktorun doğrulanmış iki portresi vardı; ikisinde de Gachet kırmızı bir masaya oturmuş, sağ dirseğini masaya yaslamış, başını eline dayamıştı. Masanın üzerine Van Gogh iki sarı kitap ve mor bir yüksükotu dalı yerleştirmişti — kalp rahatsızlıklarında kullanılan digitalisin elde edildiği bu bitki, belki de Gachet'nin hekimliğine bir gönderme olarak seçilmişti.
Van Gogh, Gachet'ye verdiği ifadeyi melankolik olarak tanımladı; bazılarına bir grimas gibi görünebileceğini kabul etti. Kız kardeşine yazdığı mektupta bunların 'modern portreler' olmasını istediğini, modelin 'düşüncesini, ruhunu' taşıyan, yüz yıl sonra bile özlemle bakılabilecek yüzler yaratmayı arzuladığını belirtti. Uzun zamandır Eugène Delacroix'nın tımarhanedeki şair Tasso'yu betimleyen tablosundan etkilenmişti; gerçek, acı çeken bir insan imgesiydi bu, ve bu hırsı Gachet'nin yüzüne taşıdı: lacivert ceket, solgun, yorgun hatlar, saydam mavi gözler.
Kompozisyon aslında daha önceki bir konudan ödünç alınmıştı. Van Gogh, Madam Ginoux'yu iki kez resmetmişti, biri Arles'da diğeri Saint-Rémy'de; ikincisini Paul Gauguin'in versiyonuna göre biçimlendirmişti. Gachet, Van Gogh Auvers'e getirdiğinde bu erken portreye hayran kalmıştı, ve Vincent kitaplı masa düzenini ve başın ele yaslanmış duruşunu doğrudan doktorun portrelerine taşıdı.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.