Resim Sanatı: Vermeer'in Gizli Atölyesi
Kendi atölyesini böylesine titiz bir ustalıkla resmetti ki, borçları onu kuşatırken bile bu tabloyu elden çıkarmayı reddetti.
Gizli bir pencereden süzülen ışıkla aydınlanan sessiz bir odada, zarif siyah bir cübbe giymiş bir adam sehpanın önünde oturmuş, sırtı bize dönük biçimde tuvaline yeni bir defne çelengi taslağı çiziyor. Karşısında genç bir kadın hareketsiz duruyor; gözleri aşağıda, bir elinde trompet, diğerinde kitap, başında defne çelengi. Bu, Johannes Vermeer'in 1666-1668 yılları arasında yaptığı Resim Sanatı tablosudur ve bugün Viyana Sanat Tarihi Müzesi'nde, Avusturya Cumhuriyeti'nin mülkiyetinde sergilenmektedir.
Eser, Vermeer'in en iddialı kompozisyonudur ve Marta ile Meryem'in Evinde İsa ile Kadın Ticareti'nden sonra ressamın en büyük boyutlu tuvalidir. Sanat tarihçileri bu resmi ustanın en karmaşık çalışması olarak görür; anlam içinde anlam barındıran bir yapıttır. Vermeer'i modern dünyaya yeniden kazandıran 19. yüzyıl eleştirmeni Thoré-Bürger, bu tabloyu sanatçının en ilgi çekici eseri olarak tanımlamıştır. Sonraki kuşak uzmanlar da eseri, hayali bir atölyede sahnelenmiş, gerçekçi teknik, aydınlık mekân ve girift kompozisyonun kusursuz birleşimi olarak övmüştür.
Sehpanın başındaki ressamın, Vermeer'in kendi otoportresi olduğu düşünülmektedir; üzerinde dönemin modası kesikli kollu bir kıyafet, kabarık pantolon ve turuncu çoraplar vardır. Ona poz veren genç kadının ise, araştırmacı Jean-Louis Vaudoyer'e göre Vermeer'in kendi kızı olabileceği öne sürülmüştür, ancak kimliği kesin değildir. Ön planda yer alan ağır bir goblen perde ile boş bir sandalye, izleyicinin gözünü sahnenin içine çeker; tavanın görünür olması ise Vermeer'in İman Alegorisi adlı eserindeki benzer bir tekniği anımsatır.
Odadaki her nesne bir anlam taşır gibidir. Masadaki alçı maske, resim ile heykelin üstünlüğü üzerine süregelen eski tartışmaya bir gönderme olabilir. Bir folyo, bir kumaş parçası ve deri eşyalar, uzmanlarca geleneksel Özgür Sanatlar simgeleriyle ilişkilendirilir. Mermer döşeli zemin ve gösterişli altın avize, Vermeer'in perspektif ustalığını ve ışığın taş, metal, kumaş üzerinde farklı biçimde davrandığını nasıl kavradığını gösterir.
İki figürün arkasında, Claes Janszoon Visscher tarafından 1636'da basılan, Hollanda'nın On Yedi Eyaleti'ni gösteren dev bir harita asılıdır; bu harita yirmi küçük Hollanda şehri görünümüyle çevrilidir. Benzer haritalar Paris'teki Bibliothèque Nationale'de ve İsveç'teki Skokloster'de bulunmaktadır; ayrıca Jacob Ochtervelt ile Nicolaes Maes'in tablolarında da karşılaştırılabilir örnekler görülür. Haritanın köşesinde, biri gönye ve pergel tutan, diğeri palet, fırça ve şehir görünümü taşıyan iki alegorik kadın figürü yer alır.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.