Gabrielle d'Estrées: Perde Ardındaki Sır

Aralanan bir perdenin ardında bir yüzük, bir çimdik ve yüzyıllardır çözülemeyen bir bakış — 1594'te yapılmış bu tablo dört asırdır fısıldanıyor, örtülüyor, hatta çalınıyor.

Sanat eserleri · 2 dakika ·

Gabrielle d'Estrées: Perde Ardındaki Sır
anonymous, Public domain, via Wikimedia Commons

1594 yılı civarında, Fontainebleau Okulu'na mensup kimliği bilinmeyen bir ressam, bugün Louvre'da asılı duran benzersiz bir tablo yaptı. İki kadın bir küvette birlikte oturur; üzerlerinde yalnızca inci küpeler vardır ve sanki az önce bir sahne perdesi aralanmış gibi izleyiciye açılırlar. Kadınlardan biri parmaklarının arasında bir yüzük tutar. Diğeri ise elini uzatıp kız kardeşinin sağ göğsünü çimdikler; garip biçimde mahrem bir jest, tam o anda dondurulmuş.

Yüzüğü tutan kadın, Fransa Kralı IV. Henri'nin metresi Gabrielle d'Estrées'tir. Yanında kız kardeşi Julienne-Hyppolite-Joséphine oturur. Arka planda, gözden kolayca kaçabilecek bir köşede, büyük bir şöminenin yanında bir dikişçi sessizce çalışır; şöminenin üzerinde ise çıplak bir erkek figürü betimleyen başka bir tablo asılıdır. Odadaki her ayrıntı, bir şeyi hiç açıkça söylemeden ima etmek üzere yerleştirilmiş gibidir.```

On yedinci yüzyılın başlarında yazar Pierre de Bourdeille, seigneur de Brantôme, tabloyu izlemeye gelen bir kalabalıkla ilgili bir hikâye kaydetmişti. Tablodaki kadınları birbirine dokunan, okşayan, iç içe geçen figürler olarak tasvir etmiş; seyirciler arasındaki soylu bir kadının tabloyu izlerken öylesine etkilendiğini, sevgilisinden hemen oradan ayrılıp evine gitmelerini istediğini anlatmıştı, çünkü içinde uyanan duyguya artık dayanamıyordu.

Yüzyıllar sonra tablo, hiç de romantik olmayan bir yerde ortaya çıktı: Paris Emniyet Müdürlüğü'nde, halkın serbestçe geçtiği bir kapının üzerinde. Dr. Ver Heyden de Lacey'nin 1935 tarihli bir yazısına göre, oraya nasıl geldiğini kimse açıklayamıyordu. Sonunda ürkek bir yetkili, görüntünün halkın gözü için fazla açık olduğuna karar verip önüne yeşil bir perde çektirdi; tabloyu kaldırmak yerine, herkesin bildiği ama görmediği bir sır hâline getirdi.

Hikâye burada da bitmedi. Bir süre sonra biri, resmi bir tören için perdeyi kaldırmaya karar verdi; önce tablonun temizlenmesini istedi. Ama davetliler önünde perde çekildiğinde, karşılarında yalnızca boş bir çerçeve buldular. Tablo ortadan kaybolmuştu.