Lady Agnew: Sargent'ın Altı Seansta Yaratılan Başyapıtı
Gribi henüz atlatmış bir kadın, Fransız bir Bergère koltuğunda altı seansta resmedildi — ve servetinden çok daha uzun ömürlü bir yüzle tarihe geçti.
1892'de, Lochnaw Kalesi'nin 9. Baronet'i Sir Andrew Noel Agnew, Amerikalı ressam John Singer Sargent'tan eşinin portresini yapmasını istedi. 1864'te Hon. Gowran Vernon'ın kızı ve 1. Baron Lyveden Robert Vernon'ın torunu olarak dünyaya gelen Gertrude Vernon Agnew, 1889'da Sir Andrew ile evlenmişti. Dışarıdan bakıldığında Wigtownshire'ın sıradan bir aristokrat eşiydi. Ama Sargent'ın atölyesinden çıkan tablo, onu döneminin en tanınan yüzlerinden birine dönüştürecekti.
Sargent portreyi aynı yıl, yalnızca altı seansta tamamladı — ressam sonradan bunu, en iyi sonuçların bazen en az sayıda oturumla elde edildiğine dair bir kanıt olarak anacaktı. Gertrude'u 18. yüzyıldan kalma Fransız bir Bergère koltuğunda otururken resmetti; sanat tarihçisi Richard Ormond'a göre koltuğun kavisli sırtı, figürün çevresinde 'belirgin, uyuşuk bir zarafet' yaratmak için kullanılmıştı. Beyaz bir elbise ve beline sardığı leylak rengi ipek bir kuşakla, arkasında mavi Çin ipeğiyle kaplı bir duvarın önünde poz vermişti.
İzleyicileri şaşırtan asıl şey ifadesiydi. Ormond ve sanat tarihçisi Elaine Kilmurray, Lady Agnew'nun oturumlar sırasında grip nekahatinde olduğunu belirtiyor; bu da pozundaki uyuşukluğu açıklayabilir. Ama bakışları hiç de yorgun değildi — ikili bunu 'sessizce meydan okuyan' ve 'sorgulayıcı yarı gülümsemesinde saklı ve davetkâr bir şey' barındıran bir bakış olarak tanımlıyor. Tablo, izleyene sanki samimi bir sohbetin içindeymiş hissi veriyor.
127 x 101 santimetre ölçülerindeki tablo, 1893'te Londra'daki Royal Academy'de sergilendi ve büyük yankı uyandırdı. The Times'ta 29 Nisan 1893 tarihli imzasız bir yazıda eser, 'yalnızca teknik bir zafer değil, uzun zamandır burada görülen en iyi portre örneği' olarak nitelendirildi; yazar, Sargent'ın alışıldık üslup özelliklerini bir kenara bırakıp 'sakin koşullar altında, çekici bir modelin güzel bir resmini yapmakla' yetindiğini övdü. Yazı, eseri bir başyapıt ilan ediyordu. Bu beğeninin, Sargent'ın ertesi Ocak ayında Royal Academy'ye ortak üye seçilmesine katkı sağladığı düşünülüyor.
Tablo daha da yol katetti: 1899'da Boston'daki Copley Hall'da, 1924'te ise Pittsburgh'daki Carnegie Institute'te sergilendi. Bugün hâlâ özgün, antika Fransız rokoko çerçevesi içinde asılı duruyor — ama bunun, Sargent'ın 1893'te Sir Andrew'e yazdığı mektupta bahsettiği, yaklaşık 20 sterline bulduğu ve 'tablo içinde gerçekten güzel görünmedikçe paraya değmez' dediği çerçeve olup olmadığı bilinmiyor.
Sanat kategorisinden
Deniz Kenarında Keşiş
Uzun bir elbise içindeki tek bir figür, boş ve gri bir denize bakıyor — ve bu boşluk, sergilendiği anda büyük bir tartışma yarattı. 1810'da Berlin'de görücüye çıktığında kimse bu tabloyla ne yapacağını bilemedi.
Carnation, Lily, Lily, Rose
Bir Amerikalı ressam, İngiliz bir bahçede her akşam birkaç dakikalığına beliren mor alacakaranlığı yakalamak için batan güneşle yarıştı — ve bu yarış iki yıl sürdü.
The Apotheosis of Washington
ABD Kongre Binası'nın kubbesine bakarsanız, bulutların arasında tanrılaştırılmış George Washington'u görürsünüz — bir kurucu babanın söylenceye dönüştüğü an, tavana kazınmış hâlde.
Cupid’in Öpücüğü ile Yeniden Canlanan Psyche
Uykudaki bir ceset, ona değen bir kanat ucu ve mermerin nefes almayı öğrendiği o an — Antonio Canova'nın göze aldığı imkânsız sahne.
Felemenk Atasözleri
Bir köy meydanına bakın: bir adam sütuna dişleriyle asılıyor, bir başkası gün ışığını sepetle taşıyor, bir kadın kocasına mavi bir pelerin giydiriyor. Her hareket bir şaka — dilini bilene.
14 Yaşındaki Küçük Dansçı
Üzerinde gerçek bir tütü, başında insan saçından bir peruk vardı — ve 1881'de onu gören eleştirmenler sanki iğrenç bir şeyle karşı karşıyaymış gibi geri çekildiler.