Stradivarius Hırsızlıkları: Çalınan Efsane Kemanlar

Dünyada yalnızca yaklaşık 650-700 tanesi ayakta kalmış, her biri milyonlarca dolar değerinde — bu nadirlik, Stradivarius'u insanlığın peşini bırakmadığı en kıymetli nesnelerden biri hâline getiriyor.

Kayıp ve çalınan eserler · 3 dakika ·

Stradivarius Hırsızlıkları: Çalınan Efsane Kemanlar
The New York Times (U.S. newspaper, 1924), Public domain, via Wikimedia Commons

1644'te İtalya'nın Cremona kentinde doğan Antonio Stradivari, hayatı boyunca keman, viyola, viyolonsel, arp gibi toplam 1100 enstrüman üretti; bunların 512'si kemandı. Bugün dünyada tahminen 650 ile 700 arasında özgün Stradivarius enstrümanının hayatta olduğu biliniyor; bunlar müzelerde, özel koleksiyonlarda ya da seçkin müzisyenlerin ellerinde bulunuyor. İşte bu nadirlik, bu enstrümanları hem bu denli olağanüstü hem de sahibi olmayı bu denli riskli kılan şeyin temelinde yatıyor.

Bu kemanların yapım tekniği hâlâ tam olarak anlaşılamamış durumda. Stradivari, gövdede ladin, iç bloklarda söğüt, sırt ve boyunda akağaç kullanarak iç kalıp üzerinde çalışıyordu. Tayvan Ulusal Üniversitesi'nde yapılan incelemelerde ağaçta alüminyum, bakır ve kalsiyum izlerine rastlanmış; bunların kereste tüccarlarının uyguladığı kimyasal koruyuculardan kaynaklanabileceği düşünülüyor. Bilim adamları, ahşabı çürüme ve böcekten korumak için potasyum borat, sodyum ve potasyum silikat, hatta arap zamkı, bal ve yumurta akından oluşan «vernice bianca» adlı bir vernik kullanılmış olabileceğini öne sürüyor. 284 orijinal enstrümandan alınan 314 ağaç halkası serisinin incelenmesi, Stradivari'nin en iyi ağaçlarını, Küçük Buzul Çağı'nın sert iklim koşullarında Trentino'daki, büyük olasılıkla Val di Fiemme vadisindeki yüksek rakımlı ladin ormanlarından temin ettiğini gösteriyor.

Tüm bu bilimsel incelemelere — CT taramaları, akustik analizler, kimyasal testler — rağmen kimse bu kemanların efsanevi sesinin sırrını tam olarak açıklayabilmiş ya da yeniden üretebilmiş değil. 19. yüzyıldan bu yana yapılan kör testler, çoğu zaman bir Stradivarius ile kaliteli modern bir keman arasında belirgin bir fark bulamadı; bu bulgular efsanenin gerçekliğini sorgulatsa da, kemanlara duyulan ilgiyi hiç azaltmadı.

Bu ilginin arkasında baş döndürücü bir maddi değer var. 1680'lerde ya da Stradivari'nin 1690-1700 arası «Long Pattern» döneminde yapılmış bir keman, bugün yüz binlerce dolardan milyonlarca dolara kadar değer taşıyabiliyor. Christie's müzayede evi, Mayıs 2006'da «Hammer» adlı bir Stradivarius kemanı 3,54 milyon Amerikan doları'na sattı. Klasik keman ustası David Garrett'ın bir konserde yanlışlıkla kırdığı Stradivarius kemanının onarımı bile 100.000 Euro'ya mal oldu.

Nadirlik, kültürel prestij ve göz kamaştırıcı piyasa değerinin bu birleşimi, bu kemanları neredeyse dayanılmaz hedefler hâline getiriyor. Bir elin içine sığacak kadar küçük ama milyonlarca dolar değerinde, dünyanın dört bir yanındaki koleksiyoncular ve kurumlar tarafından anında tanınabilen bu nesneler, tuhaf bir kırılganlık kategorisinde yer alıyor. Cremona'daki Museo del Violino ya da Berlin'deki Musikinstrumentenmuseum'da özenle korunurken, aynı zamanda çalınmaları, taşınmaları, sigortalanmaları ve turneye çıkan müzisyenlerce her sahne çıkışında dünyanın risklerine açılmaları gerekiyor.