Gertrude Bell: Çölün Kraliçesi
Ona 'çöl kraliçesi', 'şark şeytanı', 'cetvelle sınır çizen kadın' dediler. Peki İngiliz bir kadın, Ortadoğu'nun haritasını nasıl yeniden çizdi?
Gertrude Margaret Lowthian Bell, 14 Temmuz 1868'de İngiltere'nin Durham Kontluğu'ndaki Washington kasabasında, Washington New Hall'da — bugünkü adıyla Dame Margaret Hall'da — varlıklı bir sanayici ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Dedesi Sir Isaac Lowthian Bell demir sanayicisi ve Liberal parlamenterdi; babası Sir Hugh Bell ise annesinin, Gertrude henüz üç yaşındayken doğum sırasında ölümünden sonra hayatı boyunca en yakın sırdaşı oldu. Üvey annesi, oyun yazarı Florence Bell (kızlık soyadı Olliffe), ona görev ve disiplin bilinci aşıladı ve mükemmel bir eğitim almasını sağladı.
Bell'in zekâsı erken belirdi. Oxford Üniversitesi'nde eğitim gören ilk beş kadından biri oldu ve Modern Tarih bölümünden birincilikle mezun olan ilk kadın unvanını kazandı; ancak kadınlara 1920'ye kadar tam diploma verilmediği için sadece fahri bir derece alabildi. Bu meraklı zekâ, ailesinin serveti sayesinde seyahate dönüştü: 1897-98 ve 1902-03'te iki dünya turu, dağcılığa artan bir ilgi.
Ortadoğu ile bağı 1892'de, Tahran'daki İngiliz büyükelçisi olan amcası Frank Lascelles'i ziyaretiyle başladı. İki yıl sonra ilk kitabı Persian Pictures'ı yayımladı. 1899'da Kudüs'e yaptığı ziyaret, Arap kültürüne duyduğu sevgiyi derinleştirdi; sonraki yıllarda Suriye, Filistin, Mezopotamya, Anadolu ve Arabistan'ı gezdi. 1913-1914'teki uzun seferinde, o dönemde Ha'il bölgesini görebilen çok az Batılıdan, hatta Batılı kadınlardan biri oldu.
Arkeoloji, seyahatleriyle birlikte onu büyüledi. 1907'de arkeolog William Ramsay ile Anadolu'ya gitti ve Binbirkilise'deki kazıyı kendi cebinden finanse etti. 1909'da Karkamış ve Babil'i inceledi, 1911'de ise Ukhaidir Kalesi'ni incelemek ve fotoğraflamak üzere Güney Mezopotamya'ya döndü; bu çalışma 1914'te yayımlanan ve en önemli akademik katkılarından sayılan bir esere dönüştü. Çöl ve Ekili (1907) ile Ammurath'tan Ammurath'a (1911) adlı kitapları onu erkek egemen bu alanda bir otorite haline getirdi.
1914'te Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve Osmanlı'nın Almanya safında savaşa girmesi, hayatını değiştirdi. Kısa süre Kahire'deki Arap Bürosu'nda T. E. Lawrence ile çalıştı, ardından 1917'de Hindistan Genel Valisi Lord Hardinge'nin isteğiyle Osmanlı Mezopotamyası'ndaki İngiliz yönetimine katıldı. Burada üç Yüksek Komiser'e Şark Sekreteri olarak hizmet etti — İngiliz İmparatorluğu'nda bu denli üst düzey bir görevi üstlenen tek kadındı.
Keşifler kategorisinden
Humboldt: Doğayı Ölçen Kaşif
Bir zamanlar hasta ve sıradan bir çocuk sayılan bu Prusyalı asilzade, bir yanardağa tırmanıp dünya rekoru kıracak ve doğayı anlama biçimimizi baştan yazacaktı.
Cartier: Kanada'ya Adını Veren Yolculuk
Bir Bretonlu denizci, anlamını tam kavramadığı bir toprağa haç dikip krallık adına sahiplendi — sonra bir kışı, nehrin buzları içinde donmuş halde, bir yabancının verdiği çareye umut bağlayarak geçirdi.
Kartacalı Hanno: Afrika Kıyılarında Antik Bir Sefer
Altmış gemi, binlerce yolcu ve haritası olmayan bir kıyı: Kartacalı Hanno'nun seferi, tüylü ve düşman 'goril'lerin derileriyle Kartaca'ya döndü.
HMS Challenger: Okyanus Biliminin İlk Büyük Seferi
Topları sökülüp yerine mikroskoplar yerleştirilen bir savaş gemisi, o güne dek kimsenin ciddiye almadığı bir soruya yanıt aramak için Portsmouth'tan yola çıktı: okyanusun dibinde ne var?
Scott'un Trajedisi: Kutupta Yazılan Son Mektuplar
Beş adam dünyanın en ucuna ulaştı ve orada onları bekleyen bir Norveç bayrağı buldu. Ardından gelen zafer değil, buzda yavaşça çözülen ve bir asır boyunca unutulmayacak bir sondu.
Marco Polo: Kubilay Han'ın Sarayında
On beş yaşındaki bir çocuk, tanımadığı babasıyla ilk kez karşılaşır — kısa süre sonra kendini dünyanın en zengin sarayına giden yolda bulur. Yirmi dört yıl sonra döndüğünde, Venedik ona 'Bay Milyonlar' diyecektir.